Etiketlenen üyelerin listesi

Mustafa Kemal, nasıl 9.ordu müfettişi oldu?

Oskarlık ''TAKİYYE'' http://cetinbayramogluata.files.wordpress.com/2012/04/ata16.jpg?w=300&h=213 Sevgili kardeşlerim, ortaya çıkan yeni belgelerle giriştikleri aptalca maceralarla önce İtalyanlarla Kuzey Afrika'da Trablusgarb, Balkan savaşları ve sonun başlangıcını hazırladıkları I.Dünya savaşı ile sayısız memleket evlatlarının kaybedilmesine ve ülkenin kaynaklarının heba edilmesine, milyon metrekare şehit kanlarıyla sulanmış vatan topraklarının kaybedilmesine ve hatta Osmanlı

Bu konu 1166 kez görüntülendi ve 0 yorum aldı ...

  • Konuyu değerlendir: Mustafa Kemal, nasıl 9.ordu müfettişi oldu?

    5.00/ puanı 0 kişi oyladı ve 1166 kez incelendi.

1 sonuçtan 1 ile 1 arası
  1. #1
    fatken - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    20-03-12
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    6.888

    Mustafa Kemal, nasıl 9.ordu müfettişi oldu?

    Mustafa Kemal, nasıl 9.ordu müfettişi oldu?

    Oskarlık ''TAKİYYE''






    Sevgili kardeşlerim, ortaya çıkan yeni belgelerle giriştikleri aptalca maceralarla önce İtalyanlarla Kuzey Afrika'da Trablusgarb, Balkan savaşları ve sonun başlangıcını hazırladıkları I.Dünya savaşı ile sayısız memleket evlatlarının kaybedilmesine ve ülkenin kaynaklarının heba edilmesine, milyon metrekare şehit kanlarıyla sulanmış vatan topraklarının kaybedilmesine ve hatta Osmanlı İmp.'nun başında akbaba gibi parçalamaya hazır emperyalistlerin insafına terkeden İttihatçılar sanıldığının aksine ülkeyi terketmeyip yeniden ayak oyunları ile Mustafa Kemal'i Padişah'a ve İngilizlere teklif ederek büyük bir görev için adını yaldızlayarak telkin etmişlerdir.

    TBMM'nin M.Kemal Paşa imzalı ilk beyannamesinden; "Cenabıhak ve Resulüekrem namına yemin ederiz ki Padişaha, Halifeye isyan sözü bir yalandan ibarettir". Bu beyanname temelde halka; padişahı, halifeyi kurtarmayı amaçladıklarını izah etmek amaçlı yazılmış klasik bir takiye örneğidir.


    Takiye denildiğinde hiç kuşkusuz en meşhuru Samsun'a çıkış olayıdır. Kültürel meşrebinize göre bunu takiye olarak da isimlendirebilirsiniz, muazzam bir faydacı, pragmatizm ya da değme Yahudi'lere taş çıkaran bir komplo başarı anıtı olarak da. Ne isim koyarsanız koyun eşine ender rastlanır bir kandırış ve kazanış öyküsüdür 19 Mayıs 1919 Samsun'a çıkış. Zira hem Sultan Vahdettin'i, hem Damat Ferid'i, hem Dahiliye Nazırı Mehmet Ali'yi, hem Harbiye Nazırını, hem de ingilizleri yani tekmili birden bilcümle milleti kandırış ve aldatış sonucu gerçekleşmiştir kim ne derse desin hırs ve zekanın dahiyane ürünüdür.


    Mondros sonrası müttefiklerin niyetinin barış değil Osmanlı İmparatorluğu'nun defterini dürmek olduğunu anlayan Sultan Vahdettin Han ve kimi üst düzey askerler, en başta da harbiye nazırlığı ile genelkurmay başkanlığı arasında gidip gelen ve kasım 1918-Nisan 1920 arası hizmetleri sahte Atatürkçülük ve ideolojisi Kemalizm uğruna bugün dahi pek bilinmeyen Cevat Çobanlı Paşa, bir B planı düşünmeye başlarlar. Buna göre ülke üç ordu müfettişliğine - 1. Ordu Müfettişliği İstanbul, 2. Ordu Müfettişliği Konya (Eski Yıldırım Ordular Grubu bakiyesi), 9.Ordu Müfettişliği Erzurum- bölünecek ve eğer müttefikler uzlaşmaz tutumlarında direnmeye devam ederlerse barış anlaşması masasında eli güçlendirmek için direnişe hazırlanacaklardır.


    Tam bu esnada ingilizlerin Anadolu'da devlet otoritesinin kurulmasını talep etmeleri ''körün istediği bir göz Allah verdi iki göz'' değerinde bir armağan olur bu projeyi fiiliyata geçirebilmek için; Cevat Paşa ve Fevzi Çakmak hemen Damat Ferid Paşa'ya bu müfettişlik projesini satarlar. Dediklerine göre hükümetin otoritesini tanzim edecektir bu müfettişlikler. O da ingilizlere satar. Müfettişlikler Nisan ayı içinde başlayan hazırlıklar sonucunda 30 Nisan 1919'da kurulup 14 Ağustos 1919'da fesholur. Topu topu yetkilerinin üç buçuk ay yürürlükte kalmasına rağmen Türkiye tarihini belirlerler.


    Müfettişliklerin kurulma kararı ile birlikte başlarına kimin geçeceği sorunu ortaya çıkar. 1. Orduya Fevzi Çakmak kesin gibidir, 2. Orduya Mersinli Cemal olur. Ama en güçlü müfettişliğin, 9.Ordu Kıtaatı Müfettişliğinin, başına kim geçecektir? Askeri Erkan gizli planlara uygun olarak Mustafa Kemal'i ister. İster istemesine ancak ikna edilmesi gereken pek çok şahıs mevcuttur. İşte Nisan ayı boyunca süren ve 30 Nisan 1919 Tarihli Atama İrade-i Seniyyesi ile başarıyla sonuçlandığı tescillenen Mustafa Kamal'ın müfettişliğe atanma süreci takiye sanatının başyapıtıdır, hemde oskarlık ödüle layıktır.


    Öncelikle Mustafa Kemal tescilli bir Enver Paşa düşmanı olma avantajına sahiptir. Yani Sultan Vahdettin Han ve Damat Ferit çevresince olumlu yaklaşılacak bir komutandır ki; genç komutanlar arasında ittihatçı karşıtı bulmanın hemen hemen imkansız olduğu bir dönemden bahsediyoruz. Yine Mustafa Kemal eylemleriyle dahi bilinen bir Alman düşmanıdır. Kendisi de Alman düşmanı İngiliz dostu imajını parlatmak için daha kasım 1918'de gazetelere demeçler vermiş, hatta meşhur ingiliz ajanı rahip Frew ile temasa geçmiştir. Cepte bunlar vardır var olmasına ama atamasını yapacak veya onaylayacak şahıslarca çok tanınan birisi değildir. Önce kendini tanıtmalı, sonra güvenlerini kazanmalıdır.


    Ali Fuat Cebesoy ile Mustafa Kemal kardeş kadar yakındırlar. Hatta o kadar yakındırlar ki; Mustafa Kemal, Ali Fuat'ın babası İsmail Fazıl Paşa'ya manevi babam demekte ve sık sık evlerine oğulları gibi gitmektedir. Damat Ferid Paşa kabinesinin İçişleri Bakanı Mehmet Ali Bey, İsmail Fazıl Paşa'nın akrabasıdır. İlk olarak Mehmet Ali Bey'e çengel atılır. İsmail Fazıl, İçişleri Bakanı ile Mustafa Kemal'i Kuzguncuk'taki evinde bir akşam yemeğinde buluşturur. İçişleri Bakanının tek korkusu Mustafa Kemal'in ittihatçı olmasıdır. O akşam yemeğinde Mustafa Kemal bu korkuyu sildiği gibi bakanı büyüler de. Tam bu esnada İngilizler Karadeniz kıyılarındaki eşkıyalığın devamı halinde oraları da işgal edeceklerine dair bir ültimatom verirler. Erkan-ı Harbiye ordu müfettişliği tasarısını Damat Ferid'in gündemine ustaca iteklerken Mehmet Ali de kimi oraya müfettiş atamaları gerektiğini fısıldar: Mustafa Kemal.


    Bir sonraki aşama Damat Ferid'in iknasıdır. Damat Ferid müstakbel müfettişle görüşmek üzere meşhur cercle d'orient'te bir öğle yemeği düzenler. Mehmet Ali Bey ve Cevat Paşa'nın da hazır bulunduğu bir yemekte tanışırlar ve Mustafa Kemal onu da kolayca ikna eder. Damat Ferid adeti olduğu İngilizlere danışır ve Mustafa Kemal çok önceden bağlandığı için yanıt olumlu olur. (Mustafa Kemal'e ait Minber gazetesindeki söyleşisinde verdiği beyanatta İngilizlerden bir görev beklemesini artık bilmeyeniniz var mı hala)


    Mustafa Kemal sadece sivil kanattan yürüme ile yetinmez. Atamada söz sahibi olan askeri kanatın da ikna edilmesi gereklidir. Bu müfettişliği için hazırlanacak yetki talimatı açısından özellikle önemlidir. Mehmet Ali Bey vasıtasıyla kısa sürede Bahriye Nazırı Avni Paşa ile dost olur. Çünkü Avni Paşa esas hedefi olan Harbiye Nazırı Şakir Paşa'nın damadıdır. Damadı kafalayarak Şakir Paşa'nın güvenini kazanır. Böylece hem Mehmet Ali Bey'in, hem de Avni Paşa ile Şakir Paşa'nın ısrarları sonucunda Damat Ferid Mustafa Kemal'in 9. Ordu Kıtaatı Müfettişliğine atanmasına dair irade-i seniyye'yi hazırlayarak saraya gönderir. Sultan Vahdettin de daha önceden ittihatçı düşmanı ve tahta sadık bir padişah yaveri olarak bildiği bu tuğgeneralin atamasını 30 Nisan 1919'da onaylar, atama gerçekleşir.


    Kendisini müfettişlik alanındaki salt askeri erkan değil sivil idari erkan üzerinde yetkili kılan talimatname yine Şakir Paşa tarafından, aslında O'nun ustaca yönlendirmeleriyle, hazırlanır ve Bakanlar Kurulunda uygun görülür çünkü bizzat Mehmet Ali Bey İçişleri Bakanı olarak bu yetkileri uygun görmektedir. Mehmet Ali yıllar sonra kaçtığı paris'ten ona tahsis ettiği ödenek makbuzunu sallayıp ben hain değilim diye boş yere feryadı figan edecektir.


    Mustafa Kemal Paşa'ya verilen yetkiler diğer müfettişlere verilenlerden çok daha geniştir. Ve bunun en büyük meziyeti onun en başarılı bir şekilde kendini olduğundan farklı olarak sunma, gizli düşüncelerini saklayabilme becerisidir. 2.Ordu müfettişi O'nun yetkileri kendisinden daha çok olduğu için küser ve merkeze telgrafla niye diye sorar. Gelen yanıt ama o Sultan Vahdettin Han'ın çok yakını olur. Sultan Vahdettin Han ona inandığı ve sonsuz kredi açabileceğini sandığı için o meşhur görüşmelerinde ''paşa paşa devleti sen kurtaracaksın'' der, o devleti karşısındaki kişinin onsuz düşündüğünü bir saniye olsun aklına getirmeden. Hal böyle olunca Cumhuriyetin üzerine inşa edildiği ve her defasında büyük bir zeka eseri olmakla övülen bu takiyeden cumhuriyetin sahiplerinin bir gün ortaya çıkacak gerçeklerle yıkılacağından ölümüne korkmaları kendilerince hertürlü kanıtı itinayla temizlemelerinden ve her nesli ''Yalancı Resmi Tarih'' pislikleriyle itinayla zehirlemelerinden anlaşılmaktadır.

    Kardeşlerim, Kemalist Cumhuriyetin kuruluşu İttihatçıların gizli güçlerinden yararlanılarak ortaya konmuş Mustafa Kemal'in harika bir baş aktörlük sergilediği oskarlık bir oyunculuk eserinden ibarettir.

    Görmeyi bilen gözler dikkatli baktığında mutlaka bu sahtekarların tuzaklarını görecektir.




    fatken

    Konu fatken tarafından (06-13-13 Saat 02:17 PM ) değiştirilmiştir.
    “Bir kimse sonsuza dek, herkes ise bir süre kandırılabilir; fakat herkes sonsuza dek kandırılamaz.”

    Abraham Lincoln

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Mustafa Kemal'in Mal Varligi
    By Esmerhan in forum Genel
    Cevaplar: 14
    Son Mesaj: 07-25-13, 03:04 AM
  2. Mustafa Kemal'in Dublörü
    By fatken in forum Müzik-Mizah-Eğlence
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 04-26-12, 11:52 PM
  3. İngiliz Casusu Mustafa Kemal
    By fatken in forum Köşe Yazıları ve Makaleler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 04-15-12, 03:54 AM
  4. Mustafa Kemal gerçeği
    By fatken in forum Cumhuriyet Tarihi
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 04-09-12, 12:34 AM
Yukarı Fırlat
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71